2 Şubat 2016 Salı

Türkiye'nin Suriye ile İmtihanı - 2

0 yorum
Arap Baharı tüm Arap Dünyasında olduğu gibi Suriye'de de büyük karışıklıklara yol açmıştır.Baskıcı rejim,ekonomik yetersizlik,işsizlik sıkıntıları gibi birçok etmenin bir araya gelmesi sonucu Suriye halkı düzene karşı bir patlama yaşamıştır.Suriye halkının meşru taleplerini şiddet kullanarak bastırmaya çalışan rejim aynı zamanda iç savaşa ortam hazırlamıştır.

Muhaliflerin bir kısmı değişimin ancak silah zoruyla olacağına inanmış ve bu şekilde örgütlenmişlerdir.Silahla örgütlenenlerin arasında ordudan kaçarak Esad'a karşı ayaklanan askerler de vardır.Bunlar Özgür Suriye Ordusu(OSO)'nu oluşturmuşlardır.İç karışıklıklar bu şekilde günden güne büyümüştür.

Dünya kamuoyunun dikkatini çeken bu durum Birleşmiş Milletler tarafından kınanmış ve dönemin Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu tarafından ciddi şekilde eleştirilmiştir.

Arap Baharı,Ankara-Şam arasındaki bahar havasına da 'DUR!' demiştir.Esad'ın halkına karşı uyguladığı sert bastırma yöntemleri Ak Parti(AKP) tarafından tepkiyle karşılanmıştır.İlişkiler bozulmuş,dostane ilişkiler bir başka bahara kalmıştır.Beşşar Esad ilişkilerin bozulmasını şu şekilde ifade etmiştir:Recep Tayyip Erdoğan bizimle ilişkilerinde dostluk ve kardeşlik ilişkisinin ötesine geçerek içişlerimize karışma yönüne gitmiştir.Oysa biz egemen bir devletiz.Kendisine saygısı olan bir devletiz.Hiçbir şekilde dışardakilerin bizim işlerimize karışmasına izin vermeyiz.(14)

AKP iç savaşın ortasında kalan Suriye halkına Türkiye kapılarını açmıştır.Birleşmiş Milletler'in açıklamalarına göre Türkiye'de 2015 itibariyle 1.8 milyon Suriyeli bulunmakta ve her geçen gün sayıları artmaktadır.Bu durum Türkiye'de yaşayan insani müdahalenin doğru olduğunu düşünen insanlar tarafından olumlu karşılanırken,ekonomik sıkıntıların artacağı ve yaşam kalitesinin düşeceğini düşünen insanlar tarafından olumsuz karşılanmıştır.

SONUÇ
Sonuç olarak,tarihin neredeyse her döneminde kanlı savaşların,zulümlerin yaşandığı Ortadoğu coğrafyasının bir parçası olan Suriye'de iç savaşlar devam etmekte ve insanlar hayatlarını kaybetmektedir.Türkiye bu durumu desteklememekte ve bu anlaşmazlıklar doğrultusunda Türkiye-Suriye ilişkileri olumsuz yönde ilerlemektedir.

28 Ocak 2016 Perşembe

Yunanistan Mali Krizi ve Diğer Ülkelere Etkisi

0 yorum
Asıl Avrupa Birliği’ni endişelendiren ve Uluslararası Para Fonu (IMF) ile ortaklaşa kurtarma paketi hazırlanmasına neden olan Yunanistan mali krizine bakacak olursak süreç şöyle cereyan etmiştir: Son yıllarda kamu harcamalarını aşırı artıran Yunanistan’da borç yükü de yükselmişti. Bu dönemde kamu sektöründe çalışanların maaşları da ikiye katlandı. Bununla beraber yaygın şekilde vergi kaçakçılığı vakalarının görülmesi gelir vergilerine de darbe indirdi. Avrupa Birliği’nin Yunanistan’da kamu sektörünün yeniden yapılandırılması için görevlendirdiği heyet 60 milyar Euro’luk vergi kaçağı tespit etti. Bu oran kaçırılan ya da toplanamayan vergilerin Yunanistan’ın gayri safi yurt içi hasılasının (GSYİH) yüzde 25’ine yaklaştığını gösteriyordu. Yunanistan’ın 2011 yılı bütçe açığı gayri safi milli hasılasının (GSMH) yüzde 13,6’sına denk düşmekteydi. Bu rakam, Euro bölgesi ülkelerine konan sınırın tam dört katıydı. Finans piyasaları Yunanistan’ın borcunun çok ciddi boyutlara ulaşması ve bu nedenle de büyük bir krize girmesinden endişe etmekteydiler.

           Buradaki esas risk, ülkenin borcunu çevirmek için gereken parayı bulamaması ve giderek büyüyen borcunun faizini ödeyememesi durumuydu ve korkulan olmuştu. Böylece 2000’lerin sonundaki küresel ekonomik kriz  Yunanistan’ı hazırlıksız yakalamış oldu. Hürriyet gazetesinin haberine göre; “Yunanistan mali krizinin diğer ülkelere etkisi, Euro Bölgesi içindeki herkes ve Euro bölgesiyle ticaret yapan herkes, Avrupa ortak para birimi üzerindeki etkileri yüzünden bu durumdan etkilenmektedir. 2011 yılında Yunanistan’a ortaklaşa kredi verme konusunda anlaşan Euro kullanan ülkelerdeki vergi mükellefleri, bir anlamda Yunanistan’ın borç yükünü de üstlenmiş oldular. Yunanistan’daki sorunların domino etkisi yaratarak Portekiz, İrlanda, İtalya ve İspanya gibi Euro Bölgesi’ndeki nispeten zayıf ülkeleri de etkilemesinden korkulmaktadır. Bu kaygılar, kamu borçları üzerindeki faiz oranlarının artmasına yol açarken, dolayısıyla, bu ülkelerin piyasalardan borçlanmasını daha pahalı hale getirmiştir. Euro Grubu Başkanı Jean-Claude Juncker, Yunanistan’ın borç krizinin, dikkatlice yönetilmezse Belçika ve İtalya dâhil en az beş Avrupa ülkesine daha yayılabileceği uyarısında bulunmuştur.”

            Çipras'ın gelişiyle Yunan ekonomisi yukarıya doğru bir ivme yakalar mı derseniz bence bu yakın vadede oldukça zor gözüküyor..
 
© 2013 Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler | Designed by Making Different | Provided by All Tech Buzz | Powered by Blogger